Türkiye borsasında manipülasyon ve milyarlık haksız kazanç iddialarının odağında Erdoğan’ın yardımcısı yeraldı.

Türkiye borsasında manipülasyon ve milyarlık haksız kazanç iddialarının odağında Erdoğan’ın yardımcısı yeraldı.
Fotobron Oranjenews
Share

Türkiye borsasında manipülasyon, yapay fiyat hareketleri ve haksız kazanç iddialarıyla büyüyen soruşturma siyasetin merkezine uzandı. 131 fon tasfiyeye girerken bu fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi hakkında ise Özata Denizcilik hisselerindeki 4 aylık işlemler üzerinden yaklaşık 2 milyar liralık (39 milyon Eoru) kazanç iddiası ortaya atıldı. Kaya, iddiaların ardından parti yönetimindeki görevlerinden istifa etti.

Türkiye sermaye piyasalarında yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon dosyası, finans şirketlerinden siyasetin merkezine kadar uzandı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Ancak dosyanın merkezindeki mesele yalnızca fonların değer kaybetmesi değil. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte üye olma”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçlamaları araştırılıyor.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre 1 Temmuz-16 Eylül arasındaki fon işlemlerinin incelenmesi sonucunda 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu.

Türkiye borsasında manipülasyon ve yapay fiyat hareketleri

Soruşturmanın en önemli sorularından biri, bazı şirketlerin hisselerinde piyasa koşullarıyla açıklanamayacak fiyat hareketleri oluşturulup oluşturulmadığı ve yatırım fonlarının bu işlemlerde kullanılıp kullanılmadığı.

İddialara göre belirli hisselerin fiyatları yapay biçimde yükseltildi, fonlar bu hisselere yönlendirildi ve bazı kişi veya gruplar bu işlemler üzerinden yüksek kazanç sağladı.

Bu iddiaların hangi kişi ve şirketler açısından suça dönüştüğü ise devam eden soruşturma ve yargı süreçlerinin sonunda belirlenecek.

Ekonomiye bir darbe de AKP iktidarının içinden mi geldi?

Fon soruşturması, Türkiye’nin uzun süredir hayat pahalılığı ve ekonomik sorunlarla mücadele ettiği bir dönemde patlak verdi.

Üstelik bu kez tartışmanın merkezindeki isimlerden biri muhalefetten değil, doğrudan iktidar partisinin en üst yönetiminden çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemler üzerinden olağanüstü kazanç sağladığı iddia edildi.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin kamuoyuna açıkladığı rakamlara göre Fatma Betül Sayan Kaya’nın nisan ayında Özata Denizcilik hisselerine 63 milyon 359 bin TL yatırdığı, eylül ayında ise bu işlemlerden 1 milyar 344 milyon TL çektiği öne sürüldü.

Güncel kura yakın bir hesaplamayla bu tutarlar yaklaşık 1,1 milyon euro yatırım ve 24 milyon euro satış geliri anlamına geliyor.

Eşi İlyas Kaya’nın ise yaklaşık 99 milyon 687 bin TL yatırarak 826 milyon TL çektiği iddia edildi. Bu rakamlar yaklaşık olarak 1,8 milyon euro yatırım ve 14,8 milyon euro satış geliri düzeyinde.

İddialara göre çift toplam 163 milyon 46 bin TL yatırdı ve 2 milyar 170 milyon TL çekti.

Başka bir ifadeyle yaklaşık 2,9 milyon euroluk başlangıç tutarı, 38,9 milyon euroya ulaştı.

İddia edilen aradaki kazanç ise 2 milyar 6 milyon 954 bin TL, yani yaklaşık 36 milyon euro.

Dikkat çeken bir diğer nokta işlemlerin süresi. Zeynel Emre’nin açıkladığı bilgilere göre hisse alımları nisan ayında başladı, satışlar ise eylül ayında gerçekleştirildi. Emre, söz konusu kazancın yaklaşık dört aylık bir dönemde elde edildiğini öne sürdü.

Böylece iddiaya göre yaklaşık 163 milyon TL’lik başlangıç tutarı üzerinden yalnızca birkaç ay içinde 2 milyar TL’yi aşan kazanç sağlandı.

Ancak Kaya çiftine ilişkin bu rakamların henüz bir mahkeme tarafından doğrulanmış haksız kazanç veya suç tespiti olmadığının altını çizmek gerekiyor. Rakamlar YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından kamuoyuna açıklanan iddialara dayanıyor.

Erdoğan’ın yardımcısı istifa etti

Fatma Betül Sayan Kaya, iddialar ortaya çıktığında yalnızca eski bir AKP milletvekili veya eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı değildi.

Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve parti yönetiminin üst düzey isimlerinden biriydi.

İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Kaya, AKP’deki görevlerinden ayrılmak için istifa etti.

Kaya’nın kamuoyuna yaptığı açıklamada Özata Denizcilik hisselerine yatırıldığı belirtilen paranın kaynağına ve kamuoyuna açıklanan milyarlarca liralık işlemlerin ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir yanıt yer almadı.

Erdoğan bu kez “dış güçleri” işaret etmedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye ekonomisinde yaşanan bazı sorun ve dalgalanmaları dış kaynaklı ekonomik veya finansal saldırılarla ilişkilendiren açıklamalar yaptı.

Fon soruşturmasında ise Erdoğan bu kez “dış güçleri” veya Türkiye’ye karşı dışarıdan gerçekleştirilen bir ekonomik operasyonu işaret etmedi.

Aksine sorunu ülke içindeki sermaye piyasası işlemleri üzerinden tarif etti.

Erdoğan, piyasa manipülasyonu ve borsa oyunları yoluyla vatandaşın hakkına el uzatanların karşılarında devleti bulacağını söyledi.

Ancak bu kez soruşturmayı siyasi açıdan farklılaştıran önemli bir durum var: Hakkında milyarlarca liralık bir çeşit dolandırıucılık olarak kabul edilen manüpulasyon ile haksız borsa kazancı iddiası ortaya atılan isim, Erdoğan’ın kendi partisinin Genel Başkan Yardımcısıydı.

Bu nedenle Erdoğan’ın “Hak yiyenleri savunmayız” sözü, soruşturmanın iktidarın kendi içindeki isimlere nasıl uygulanacağı sorusunu da beraberinde getirdi.

455 bin 758 yatırımcının parası ne olacak?

Siyasi tartışmanın ötesinde dosyanın en önemli tarafını yüz binlerce yatırımcının durumu oluşturuyor.

SPK’nın tasfiye kararı verdiği 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Ancak bu rakam, 455 bin 758 kişinin parasının tamamını kaybettiği anlamına gelmiyor.

Tasfiye sürecinde fonların varlıkları satılacak ve elde edilen tutar yatırımcılara sahip oldukları pay oranında dağıtılacak. SPK, fonların portföy yapıları ve piyasa koşullarını dikkate alarak varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesi amacıyla tasfiye için öngörülen üç aylık süreyi altı aya çıkardı.

Fakat yatırımcı açısından asıl sorun, tasfiye sonunda geri alınacak para ile uğranılan toplam zarar arasındaki fark.

Şu anda devletin fonlardaki değer kayıplarının tamamını yatırımcılara geri ödeyeceğine ilişkin genel bir garanti bulunmuyor.

Dolayısıyla yüz binlerce yatırımcı açısından soruşturmanın yanıtlaması gereken soru yalnızca “Kim suçlu?” değil:

Yatırımcıların uğradığı zarar ne kadar ve bu zararı kim karşılayacak?

Eski MASAK yöneticisinden ağır iddia

Eski MASAK (Mali Suçlar Araştırma Kurulu) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak da fon dosyasına ilişkin yaptığı açıklamalarda, bu büyüklükte bir yapının siyaset, bürokrasi ve yargıda güçlü destek olmadan bu noktaya ulaşamayacağını savundu.

Başak ayrıca SPK’nın olağan dışı kazançları ve hisse işlemlerini inceleyerek içeriden bilgi kullanılarak işlem yapılıp yapılmadığını ve kimlerin olağan dışı kazanç sağladığını belirleyebileceğini söyledi.

Şimdi soruşturmanın yanıtlaması gereken üç temel soru var:

Türkiye borsasında kimler kazandı? Yüz binlerce yatırımcı ne kadar kaybetti? Ve bu büyüklükteki işlemler denetim kurumlarının gözü önünde nasıl gerçekleşti?

Fon nedir?

Yatırım fonu, çok sayıda yatırımcının parasının ortak bir havuzda toplanarak profesyonel yöneticiler tarafından hisse senedi, tahvil, altın veya başka yatırım araçlarına yatırılmasıdır.

Yatırımcı doğrudan tek tek hisseleri seçmek yerine fonun payını satın alır. Fonun elindeki yatırımlar değer kazanırsa yatırımcının fon payı da değer kazanır; değer kaybederse yatırımcı zarar edebilir.

Türkiye’de yatırım fonları Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) düzenleme ve denetimine tabidir.

Bu nedenle mevcut soruşturmadaki temel tartışmalardan biri de fonların yatırımcıların çıkarları doğrultusunda mı yönetildiği, yoksa bazı fonların belirli hisselerdeki manipülatif işlemlerde kullanılıp kullanılmadığıdır.

0 Comments

  • No comments yet. Be the first to comment.